Yerküre Üzerindeki Tanrısal Göz

Yerküre Üzerindeki Tanrısal Göz

Sebastiao Salgado

Çeviri : Gökşen Coşkunyuva

Şu an hayatta olan en iyi fotoğrafçılardan birisi Sebatio Salgado, ilk fotoğrafını 26 yaşına kadar çekmedi. Bundan sonra memleketi olan Brezilya’dan ilk olarak Paris’te ekonomi üzerine doktora yapmak, daha sonra Londra’da Uluslararası Kahve Organizasyonu’nda mikroekonomist olarak çalışmak üzere ayrıldı. Bir gün mimarlık öğrencisi ve eşi olan Lelia eve bir Pentax kamerayla geldi. Bu konudaki görüşlerini Salgado bana şöyle aktarmıştı : ‘ İlk kez o makineye doğru baktığımda, nesnelerle ilişki kurabilmek için yeni bir yol bulduğumu anlamıştım.’ Paris’te aslında eski kömür deposu olan fotoğraf ajansının bodrum katında konuşuyorduk ve şöyle devam etti : ‘ Bir anı dondurma ve daha sonra onu elinde tutma yetisine sahip olmak harikaydı. İşte o anda fotoğraf benim hayatımın bir parçası haline geldi.’

sebastia-salgado-2

Salgado dört dil bilmekte fakat “fotoğraf’ onun anadili. 40 yıl önce, işini bırakıp profesyonel olarak fotoğrafçılık kariyerine başladı, bundan hemen öncesinde üç yıl boyunca Afrika görevi üzerinde çalıştığı süreçte de kamerası hep yanındaydı. Bundan sonra Salgado’nun mesleği değişmişti ancak yaptığı şey aynıydı. Fotoğrafın üstün gücü ve cazibesini kullanarak politik, ekonomik ve eşitsizlik konusundaki soruları keşfediyordu. ‘Fotoğraf, tarafsız değildir. Tamamen özneldir, benim fotoğraflarım ideolojik ve etik olarak sadece bir kişiye bağımlı, o da benim.’ Eline bir kâğıt parçası alır ve devam eder. ‘Bir fotoğraf sadece saniyenin 250’de biri kadardır.’ Bu oranı kâğıda yazarak ‘Yani 250 fotoğraftan oluşan bir sergi açarsam, bu sadece 1 saniye eder. Yani tüm hikâyeyi anlatabilmek için sadece 1 saniye kullanmış olurum.’

sebastia-salgado-3

Salgado’nun son hikâyesini hazırlaması 8 yıl sürdü. Bu süreçte 32 ülkeyi dolaştı ve bunların çoğu dünya üzerindeki en ücra köşelerdi. Hem Natural History Museum (Doğal Tarih Müzesi)’daki sergisinin ve hem de kitabının adı olan Genesis’te Salgado’nun amacı insanoğlu tarafından en az keşfedilmiş yerleri fotoğraflamaktı. Genesis İncil’e değil ama Salgado’nun havaya, suya ve ateşe yani hayat veren şeylere duyduğu aşkı temsil ediyordu.

Salgado’nun dış görünüşüne baktığınızda 69 yaşında, kel, mütevazı bir adam, ancak fotoğraflarına baktığınızda yerküre üzerinde yaşayan, tanrısal bakış açısına sahip olan birini görüyorsunuz. Genesis’teki fotoğraflar Galagapos Adasındaki dev kaplumbağaların saldırısından, Riwanda’daki dağ gorillalarına, Sibiryalı göçebelerden, Antarktika’daki buz tarlalarını geçerek Büyük Kanyon’a oradan da kuzey Habeşistan’a kadar uzanıyor ‘Evde oturup, iyi bir yazar olabilirsiniz. Diyor Salgado, ‘Ama fotoğraf çekiyorsanız eğer, hikâye her zaman kapının dışındadır, dışarı çıkmalısınız ve evden olabildiğince uzaklaşmalısınız.’

sebastia-salgado-4

Salgado, Genesis projesine ilk başladığında filmli bir makine kullanıyordu, ancak daha sonra X-ray makinasının geleneksel filmli makine üzerindeki bozucu etkisi, kendi deyimiyle ‘Havaalanı Güvenliğinin Hışımı’ nedeniyle dijital makineye geçiş yapmak zorunda kaldı. Dijital makineyle yarattığı görüntülerin daha iyi olduğunu kabul etmekle birlikte, dijital makinenin getirdikleri konusunda dikkatli davranmaya çalışıyordu. ‘Deklanşöre bastıktan sonra ne çektiğime asla bakmam. Her zaman nasıl yaptıysam şimdi de aynı şekilde fotoğraf çekiyorum. Bazı fotoğrafçılar binlerce fotoğraf çekiyorlar ve birçoğunu siliyorlar. Ben hiçbir şeyi silmem. Benim için her zaman izlediğim yolu takip etmeye devam etmek çok önemli.’ Bu Salgado’nun sadece siyah-beyaz fotoğraf çekmesinin sebebini de açıklıyor. Şu açıklamayı da ekliyor. ‘Gri tonları asla dikkat dağıtmaz, eğer şu masayı çekiyor olsaydım, bu kırmızı kitap her şeyden daha çok dikkat çekecekti. Kırmızı her zaman tüm gücü üstüne alıyor.’

Salgado, Genesis projesine Galapagos’ta dev kaplumbağaları fotoğraflamaya çalışarak başladı. ‘Fotoğraf çekmek için ayağa kalktım ve kaplumbağalar utanıp, benden uzaklaşmaya başladılar. Ben de dizlerimin üzerine çöküp omuzlarımı alçaltmaya çalıştım. Onlarla aynı seviyeye gelene kadar onları fotoğraflamama izin vermediler. O an itibariyle anladım ki, diğer türlere de kendime duyduğum gibi saygı duymam çok önemli. Sonuçta fotoğrafladığım şey bir canlı.

Daha önceki yıllarda, Salgado endüstriyel devrimin ve küreselleşmenin temel sosyal haklardan mahrum kalmaya sebep olduğunu keşfetti ve kitabı Workers (İşçiler)’ı hazırlamak için 80’lerin sonları ve 90’ların başlarında olmak üzere 6 yıl boyunca 23 ülkeyi gezerek, maden işçileri, çay toplayıcıları, balıkçılar gibi büyük ölçekli sanayiye el emeğiyle katkı sağlayan insanları fotoğrafladı.

sebastia-salgado-5

Bir sonraki kitabı Migrations(Göç) içinse 35 ülkeyi dolaşarak Amerika Birleşik Devletlerine kaçak olarak gelen Meksikalıları, Sovyetler Birliği’ni terkeden Yahudileri ve Avrupa’ya ulaşmak için hayatlarını riske atan Afrikalıları belgeledi.

Migration’ı bitirdiğimde gördüğüm şey insanoğlunun çok güçlü, çok acımasız ve çok saldırgan olmaya başladığıydı, hastalandım.’ diyor Salgado. Tüm vücudunu saran suçiçeği benzeri bir hastalık sebebiyle yataklara düşmüştü. Doktoru iyileşmesi için yedi kız kardeşi ve babasıyla birlikte yaşadığı, Brezilya’daki çiftliğe bir süreliğine geri dönmesini önerdi. Ancak çiftliğe vardıklarında karşılaştıkları şey kuraklık ve erozyon sebebiyle tahrip olmuş, kendine bile faydası olamayan bir topraktı. ‘Eşim bana şöyle dedi ‘Bana her zaman cennette büyüdüğünü anlatırdın, ama burası adeta cehennem. Neden bir yağmur ormanı yetiştirmeyi, burayı eski haline geri döndürmeyi denemiyorsun?’’. Birkaç sıra ağaç diktikten sonra -hesapladığına göre iki milyondan fazla- daha önce orada yaşayan kuşlar ve hayvanlar geri dönmeye başlamış. Doğanın kendini yenileme konusundaki bu başarısını görmek, onu Genesis projesine başlatan sebeplerden biri oldu.

sebastia-salgado-6

Salgado’nun fotoğrafları bizi Salgado’yu asil, kahraman, kabilesinden uzaklara göç eden, balinaların yanında yüzen, buzullar arasından yelkenlisiyle geçen, tüm diğer ruhlardan uzaklarda, yalnız biri olarak hayal etmeye itiyor. Ama gerçekte Salgado’nun yalnız kaldığı çok nadirdi. ‘Bazen yanımda bir asistan ve bir kaç yerli insan olur, diğer zamanlarda ise neredeyse 20 kişi.’ diyor Salgado. ‘Toplumumuzda kahraman hep yalnız kovboy olmalı diye düşünülüyor, tamamen özgün birisi, Ama aslında özgün olmak için çevrende birçok insan olmalı, çünkü kendi kendinle hiçbir şey yapamazsın.’ Genesis için yaptığı 50’den fazla gezide, 50 yıldır birlikte olduğu, eşi Lelia yanındaydı. Amazonas fotoğraf ajansını da birlikte yürütmekteydiler.

Salgado Genesis projesini ‘yeryüzüne ve doğanın kendin yenileme özelliğine atfedilen bir aşk mektubu’ olarak tanımlıyor.’ Fotoğraflara bakıp Genesis’in ağıt mı yoksa ilahi mi olduğunu merak etmemek elde değil. ‘Ben Genesis’i bir haberci, antropolog ya da biyolog gözüyle yapmadım. Sadece zevk için yaptım. Benim için eğlenceli bir fikirdi. İki ay boyunca yürümek, Himalayalar’a ve Antarktika’ya gitmek bana büyük bir zevk verdi ve bende bunu paylaşmak istedim. Bu projeyi tamamladığımda gezegenin geleceğine olan umudum daha da arttı, ilk başladığımda bu kadar umutlu değildim.’

‘Benim fotoğraflarımın tek başına bir şeyi değiştirebileceğine inanmıyorum. Ancak şu an sahip olduğumuz bilgi dağarcığıyla birlikte belki bir şeyler değişebilir.’

Genesis projesiyle itibari iyice artan, günümüzün en kayda değer fotoğrafçılarından biri olan Salgado şöyle diyor : ‘Fotoğrafçılar için en büyük tehlike önemli olduklarını düşünmeye başlamalarıdır.’ Salgado 2005 yılında, Genesis projesine daha yeni başlamışken, verdiği bir röportajda Genesis’in büyük ihtimalle son büyük fotoğraf projesi olduğunu söylemişti. Fikrini değiştirip değiştirmediğini merak ederek sordum. Salgado kafasını salladı ve şöyle dedi ‘Genesis projesine başladığımda 59 yaşındaydım ve çok yaşlı olduğumu düşünüyordum. Şimdi 70 yaşındayım ve gayet iyi hissediyorum. Tekrar başlamaya hazırım. Hayat bir bisiklettir: İleri doğru gitmeye ve düşene kadar pedal çevirmeye devam etmelisin.’

Yazar Hakkında

Fotoğrafçılık, Fotoğraf Makineleri, Fotoğraf Ekipmanları Hakkında Bilgi ve Haberleri İçeren Fotoğraf Severlerin Buluşma Noktası.

Benzer yazılar

2 Yorum

  1. gezgin

    BEN GEZGIN.herkese selam turkce klavyemolmadigi icin yazimdaki hatalar icin kusura bakmayin.((( bana gore bir kare fotograf.bir dirilis bir uyanis bir yeniden dogus anini yakalamak dir zamani geri donduremediyiz var sayarak. simdi boyle hissediyorum bu makalenizi okudukdan sonra ask ile heyecan ile her ani yakalamak. bende deklansore bastikdan sonra cekdiyime bakmam cunku onu yakaladim elimde cantada daha nasil birseyler yakalarim onun pesine duserim cok ilginc ve entrasan bir hikayesi var sebstiao salgado. nun belki ilkdefa okudum hayatindan yaptiklarindan bir kesiti sizin sayfanida ama bir fotoraf sever olarak cok etkilendim diye bilirim ozellikle yas konusunda 70 pedela basmak lazim diyor yeniden dogus dirilis gibi bence bu bir ask dir 250 fotograf 1 saniye anlatim tarzida oyle hikayeden deyil yaptiklarina bakarsak 4 dil onlarca ulke dolasip pes etmemek tabi bu isin ekonomi boyutuda var ben ce bu isden para kazanan lar yani fotografcilar diyeyim genel olarak bu isin hakkini tam verirlerse ortaya cok guzel seyler cikar diye dusunuyorum uzaklara deyil kendi yasadigimiz bolge ve ortamin kiymetini bilip oradan baslamak lazim Anadolu yada istanbul Avrupa iki kita dusunursek bile bir kac yil ala bilir bilin meyenleri kesf etmek.ardinda bir eser birakman tarihe dunyaya yani insan ogluna insan oldugunu hatirlatacak birseyler birakmak gelecek nesillere .ben sayfanizda bir ziyaret ciyimhafta bir iki kere tiklarim nikon d 800 makinami kiramadigim bir arkadasa verdim ve nikon D 810 aldim makinayla alakali internette birseyler arar ken bir kare fotograf.com sayfaniza takildim kaldim nerdeyse butun makale leri konulari okudum ben aslinda tam bir gezginim nette yabanci yerli butun fotograf la alakali siteleri dolasirim ama bu siteyi cok begendim emeyi gecen herkes sagolsun.bana bir harf ogretenin kirk yil kolesi olurum . hz Ali.(hz Ali denince onun 6 torunu caferi sadik hazretleri ogrencisi olan bugun kimyanin matamatiyin babasi olan cabir bin hayyama bir proje verir bu pojede bir nesnenin 50 kat daha yakinlastira bilen bir alet den bahseder ve nasil yapacagini anlatir buda gunumuzdeki geismis teleskop lens lerin 1300 yil once temelini atmis olur ve yan mayan kagitlarin temelini atan kisi yine odur gelde bunlari yapan lara bir harf ogret.)))) busozden bu nasihattan benim anladigim.OGRETMEK VE OGRENMEK KUTSALDIR.onun icin yer kure uzerindeki tanrisal goz terimine bekli katilabilirim.cunku butun gozler tanrisaldir onemli olan o ani gormekdir yakalamak dir macroda 105 mm.cektiyim evdeki cicek bocek denemelerim de gor duk lerime hayran kaldim veya genis aci yada telede yagmur bulutlarini izledim cok ilgincik her seyde bir denge var insan yuzlerin deki aciyi mutlugu huznu artik yakalaya biliyorum.kurgu ve kompazisyon eksigim var bu aralar onula ugrasiyorum. bu siteden cok faydalandim diye bilirim.ogretici ve egitici paylasimci.bunlar cok guzel.bir kare fotograf tum insanlar baristirir yada savastirir.umidimiz gonlumuz barisdan yana olmak dir umudun mutlugun sevginin kardesliyin barisin fotagrafini cekmek o ani yakalamak dileyiyle
    tum birkarefotograf.com calisanlarina ve ziyaretcilerine musterilerine saglik ve esenlik diliyorum .

    Yanıt
    1. Birkarefotoğraf

      öncelikle değerli yorumunuz için teşekkür ederiz. elbette eksiklerimiz çok ancak şu anlayışla ‘sanatın her dalında olduğu gibi fotoğraf geçmişten geleceğe hitap eden önemli bir sanat dalı. Önemli olan öğrenmek olduğu kadar öğretmek gerekir bu sanatı.’ eksiklerimizi gidermeye yeni şeyler öğrenmeye ve öğretmeye gayret ediyoruz . faydalı olabiliyorsak ne mutlu bize.

      Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.