Fotoğrafa Dokunmak

Fotoğrafa Dokunmak

Fotoğraf, televizyon ile birlikte, toplum üzerinde fark edilen olumsuz etkisi için acımasızca eleştirildi. Sanat olmak için çok banal (Baudelaire), doğru olmak için çok mekanik (Rodin) ve “esasen müdahale etmeme fiili” (Sontag) olarak görüldü. Ayrıca sayısız eleştirmen tarafından çok saldırgan, yabancılaşan, sömürgeci, etnosentrik ve insanlık dışı olmakla yargılandı. Ancak yalnızca birkaç kişi fotoğrafı nasıl daha iyi kullanabiliriz sorusunu ortaya attı.

2000 yılından itibaren hızlanan dijital devrim sayesinde fotoğrafın doğasıda değişmeye başladı. Üretim sistemi aynı olsa da kayıt yönteminde meydana gelen değişim fotoğrafı imgesel bir anlatımdan, veri haline çevirdi. Dijitalleşen fotoğrafa artık fotoğraf gözüyle bakmak ne kadar doğru olur tartışılır.

Kimyasal süreç, fiziksel reaksiyonlar ile gerçekleşen film teknolojisinde fotoğrafik görüntü algısı ile gerçekler arasında fiziksel bir bağ varken, dijital teknolojinin veri haline çevirdiği fotoğrafın gerçekle elektriksel bağı olması, bu elektriksel verinin hızla görünür, işlenir, yayılabilir olması dijital fotoğrafı yeni bir dil olarak karşımıza çıkarmaktadır.

Bu değişim sürecinde sorgulanması gerekenin fotoğrafın insanlık için, barış için, birbirimizi daha iyi tanımak için nasıl kullanabiliriz?

Sosyal medya yayın ortamları, cep telefonuna entegre fotoğraf makineleri, yaygınlaşan internet bağlantı teknolojileri, yazılımların gelişimi sayesinde dijital fotoğraf kendine yeni bir dünya kurdu.

Neden fotoğrafları paylaşıyoruz? Sorusuna farklı perspektiflerden verilebilecek cevaplar var. Günümüzde yaygın olarak kullanılan sosyal ağlar web 2,0 dönemini kapatarak web 3,0 dönemini başlattı. Böylece internet alışkanlıklarında yeni bir döneme yani arama döneminden paylaşma dönemine girmiş olduk.

fotografa-dokunmak-3

Daha önceden internet kullanıcıları ilgilendikleri konu başlıkları hakkında kelime bazlı aramalar yaparken, şimdi ilgilendikleri konulara, kişilere dair ortamları takiplerine alarak aktif araştırma konumundan aktif izleyici konumuna geçmişlerdir. Sosyal medya bir nevi herkesin kendi kanal içeriğini düzenleyebildiği bir TV haline gelmiştir.

Sosyal medya ayrıca izleyiciyi katılımcı olarak başkalarının yayın akışına ekleme imkânı sağlamaktadır. Andy Warhol’ün herkesin bir kaç dakikalık ünlü olma zamanı TV ekranlarından sonra sosyal medya üzerinden gerçekleşmeye başladı.

Sosyal ağlarda Türkiye perspektifinde paylaşımlara kısaca bir göz atalım. Ipsos Open Thinking Exchange verileri göre Türkiye’de sosyal medya paylaşım alışkanlıkları tabloda olduğu gibidir.

fotografa-dokunmak-4

Tabloya göz attığımızda ilginç şeylerin en çok paylaşım alan başlık olduğunu görüyoruz. Hemen ardından önemli şeyler ve komik şeyler başlıkları geliyor. Sosyal medya en nihayetinde kişisel bir sunum, paylaşım ortamı, dolayısıyla burada paylaşılan ilginçlikler, önem atfedilen konular paylaşımı yapan bireylere göre değişim gösterecektir.

Sosyal medyada paylaşılan içeriklerin formatına baktığımızda fotoğraf içeriği en yaygın kullanılan paylaşım aracı. Sonra video ve yazınsal içerikler geliyor.

Fotoğraf paylaşımı konusunda kadınların erkeklere karşı ciddi bir üstünlüğü söz konusu. ABD’nin Buffalo Üniversitesinde yapılan araştırmaya göre kadınlar erkeklerin iki katı paylaşımda bulunuyor ve daha çok kişiyle temasa geçiyor. Bilim insanlarına göre kadınlar sosyal ağlara fotoğraf yüklediğinde kendini daha iyi ve başarılı hissediyor. Bu bağlamda sonuç olarak kadınlar sosyal ağları bir reklam aracı olarak kullanıyor.

Hasan Kasapoğlu

Yazar Hakkında

Fotoğrafçılık, Fotoğraf Makineleri, Fotoğraf Ekipmanları Hakkında Bilgi ve Haberleri İçeren Fotoğraf Severlerin Buluşma Noktası.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.