Diyafram Enstantane İso Üçlüsü

Diyafram Enstantane İso Üçlüsü

Diyafram, enstantane, ISO üçlüsüne göz gezdirecek olursak aslında şunu görürüz. Fotoğrafçılığın en temel öğeleri bu üçlüdür.  Yani fotoğrafın olmazsa olmazlarıdır. Bu üçlünün kullanımını iyi öğrenmek iyi fotoğraflar elde etmenin  temelini oluşturur. Nasıl ki araba kullanırken vites, debriyaj , gaz, firenin kullanımını iyi bilmek gerekiyorsa fotoğrafçılıkta da diyafram enstantane iso kullanımını iyi bilmek gerekir.

birkarefotograf-diyafram-enstantane-iso-2-5

Fotoğrafçılıkta en temel olan konulardan biriside  pozlamadır. Yani deklanşöre bastıktan sonra objektiften geçen ışığın filmi yada algılayıcıyı etkilemesiyle görüntünün oluşturulmasıdır. İşte deklanşöre basmakla başlayan  fotoğraf çekme işleminin görüntünün oluşmasına kadar geçen süredir.  Bu sürece pozlama adı verilir. perde ile diyafram birlikte  hareket ederek pozlamayı gerçekleştirir.  Fotoğrafın çekilmesi için gerek perde hızını gerekse diyafram açıklığını ayarlamak gereklidir.  Objektiften geçen ışığı diyafram miktar olarak kontrol ederken, perde süre olarak kontrol eder ve filme yansıtır.  Bununla birlikte diyafram hem ışığın miktarını ayarlarken hem de alan derinliğini ayarlar. Perde ise  hem ışık süresini ayarlarken hem de fotoğraftaki hareket hissini kontrol eder.

birkarefotograf-diyafram-enstantane-iso-2

Fotoğrafın olmazsa olmazları Diyafram Enstantane ISO dedik. Peki bunların birisi olmadan fotoğraf olur mu ? elbette olmaz. Fotoğraf makineleri siz ayarlamasanız da bu ayarlamaları kendileri yaparak fotoğrafı oluştururlar.  Yani birisi olmadan olmaz diyebiliriz.  Bu üçlünün birbiriyle olan ilişkisini iyi bilmek ve kullanmak gereklidir.  Bu üçlünün görevi fotoğraf üzerindeki ışık yoğunluğunu ayarlamaktır. Eğer ışık yoğunluğu az olursa bu az pozlama  olur ve fotoğraftaki renk tonları koyu olur. Eğer ışık yoğunluğu fazla olursa bu  çok pozlama olur ve tonlar gereğinden açık olur.  Bu terimleri çok duyarız. İşte fotoğraf az pozlanmış  yada fotoğraf çok pozlanmış.  İşte bundan dolayı diyafram enstantane ve iso değerlerini iyi ayarlamak gerekir ki doğru pozlama yapabilelim.

birkarefotograf-diyafram-enstantane-iso-3

Diyafram ve enstantane algılayıcıya ulaşan ışık yoğunluğunu ayarlamaktaydı.  Fotoğrafın oluşması için gerekli olan ışığın bir kısmı diyaframdan bir kısmı da perdeden geçerek pozlamayı oluşturur.  İşte fotoğrafı oluşturan bu iki temel unsur ve bu unsurların ayarlanması, yani diyafram enstantane ilişkisi fotoğrafçı tarafından çok iyi bilinmelidir.

birkarefotograf-diyafram-enstantane-iso-4

Bir pozlama örneğini şuna benzetebiliriz. 2 çeşme düşünün birincisi yarım açık ikincisi tam açık. Bu çeşmelerin altında birer kova var. Biz her kovada aynı miktarda su istiyoruz.  1. Çeşme yarım açık olduğu için kova daha  yavaş dolarken 2. Çeşme tam açık olduğu için daha hızlı dolar. Ancak kovalardaki su eşit olur.  Burada çeşmenin kısık olması diyafram açıklığını çeşmeden akan suyun hızı da enstantaneyi temsil eder.  Yani aynı miktarda ışığı elde etmek istiyoruz. Ya kısık diyaframda uzun süre pozlama yaparak elde ederiz. Ya da açık diyaframda kısa süre pozlama yaparak elde ederiz. Birinde diyafram kısık perde hızı  uzundur. Birinde diyafram açık ancak perde hızı kısadır. Ancak sonuçta elde edilen ışık miktarı aynıdır. Yani yukarıda da görüldüğü üzere, f/4 – 1/250 pozlama değerleriyle elde edilen ışıkla f/16 – 1/15 pozlama değerlerindeki ışık miktarı aynıdır. Birinde diyafram açık perde hızı fazla, birinde diyafram kısık perde hızı yavaştır.

Enstantane ve Diyafram tablosu

diyafram-ve-enstantane-tablosu-2

Arkadaşlar yukarıda da diyafram enstantane tablosunu görmektesiniz. Önemli olan doğru pozlamayı elde etmek. Peki nasıl diyelim ki enstantane değerimiz 1/15 te, diyafram değerimizde f/4 te. Kesişme noktamız 8. Burada 8 sayısının önemi ayne değeri enstantanemiz değiştiğinde tekrar elde etmek. Enstantanemiz 1/60 yaptık diyelim. Niye yaptık titremeden dolayı enstantaneyi artırmak istemiş olabiliriz. Enstantaneyi değiştiğimizde tekrar doğru pozlamayı elde etmek için 8 sayısını bulmalıyız. 1/60 daki 8 sayısını elde etmek için diyafram değerini f/2 yapıyoruz. Bu şekilde doğru pozlamayı elde etmiş oluyoruz. Tablonun fotoğrafını çekip cep telefonunuzda taşıyabilirsiniz. Zaten zamanla kafanızda oturuyor bu tablo. Esas mesele burda şu ki enstantaneniz 2 katına çıktığında ışık miktarınız 4 kat azalmış oldu. ışık miktarını 4 kat artırmak için diyafram değerinizi 2 stop düşürmüş oluyoruz.

birkarefotograf-diyafram-enstantane-iso-5

Şimdi burada şunu ayırt etmemiz gerekiyor. Dedik ki f/4 – 1/250 pozlama değerleriyle elde edilen ışıkla f/16 – 1/15 pozlama değerlerindeki ışık miktarı aynıdır. Ancak unutmayalım ki diyaframın ve enstantanenin ikincil görevleri vardı. Neydi bunlar diyafram alan derinliğini ayarlıyordu enstantanede fotoğraftaki hareketi etkiliyordu.

birkarefotograf-diyafram-enstantane-iso-6

Şimdi f/4 – 1/250 değerlerinde çekilen fotoğrafla f/16 – 1/15 değerlerinde çekilen fotoğraf ışık bakımından aynıdır. Ancak alan derinliği ve fotoğraftaki hareket hissi yönünden tamamen farklıdır. Şöyle ki f/4 – 1/250 değerlerinde diyaframımız açık ve alan derinliğimiz az ayrıca enstantane hızımız fazla ve fotoğraftaki hareket hissi yoktur.  f/16 – 1/15 değerlerinde ise alan derinliğimiz fazla ve fotoğrafta hareket hissi vardır.

birkarefotograf-diyafram-enstantane-iso-8

Peki ISO bunların içinde ne işe yarar. Hani üçlü dedik ya  diyafram ve enstantaneden hep bahsettik. ISO’nun bu üçlünün içindeki yerine bakalım. İSO filmin yada algılayıcının ışığa duyarlılığıdır. ISO değeri her artırıldığında filmin ışığa olan duyarlılığı artar. Bu ne demek bu şu demek film yada algılayıcı ışığa daha duyarlı hale gelirse ışık miktarı yada süresi az olsa bile film yada algılayıcının hassasiyetinin artması fotoğrafa yansıyacak olan ışığı artırır. Daha az ışıklı ortamlarda fotoğrafa daha çok ışık sağlar.

birkarefotograf-diyafram-enstantane-iso-7

Ancak ISO’nun en kötü yanı belirli bir seviyenin üzerine çıktığında fotoğrafta kumlanma  dediğimiz olay gerçekleşir. Bunun nedeni algılayıcılarda ISO’yu artırdığınızda algılayıcıya giden elektrik miktarı artar. Buda sensörde hücreler arasındaki etkileşimi artırarak kumlanmaya neden olur. Filmlerde bunu çok görmesek te günümüzdeki DSLR makinelerde özellikle ışığın yetersiz olduğu ortamlarda bu kumlanma durumuna çok rastlarız.  Özellikle ISO 800’den sonra kumlanma bariz biçimde kendini hissettirir.  Işığın yeterli olduğu ortamlarda iso değeri 100’lerde durması en iyisidir. Yapılacak çekim tekniğine göre ışık yetersiz kalırsa ISO’yu artırabiliriz.

ISO Değerini Nelere Göre Karar Verip Değiştirmeli?

1- Çekmek istediğimiz konu hareketli mi? Eğer konu hareketliyse daha yüksek enstantane değerine ihtiyacınız olacak, dolayısıyla daha yüksek ISO kullanmanız gerekecek.

2- Ortamdaki ışık ne düzeyde? Objeniz ne kadar ışık alıyorsa ona göre bir ISO değeri belirlemeniz gerekecek.

3- Tripod kullanıyor musunuz? Tripodunuz varsa yüksek enstantaneye gerek olmayabilir çünkü sabit kalan makine 30 saniye bile olsa düzgün çekim yapabilir. ISO’yu yükseltmenize gerek kalmaz.

4- Gürültü istiyor musunuz? Bazı fotoğraflar da gürültü (noise) istenebilir, film efekti verdiği için kullanılabilir. Bu durumda yüksek ISO kullanmalısınız.

(Bu simülatör vasıtasıyla denemeler yapabilirsiniz.

Kamera Simülatörü

Işığınız bol olsun.

Yazar Hakkında

Fotoğrafçılık, Fotoğraf Makineleri, Fotoğraf Ekipmanları Hakkında Bilgi ve Haberleri İçeren Fotoğraf Severlerin Buluşma Noktası.

Benzer yazılar

9 Yorum

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir