Adres tarifi gibi fotoğraf tarifi istiyoruz.

Adres tarifi gibi fotoğraf tarifi istiyoruz.

Bir söz arıyoruz. Bir aforizma.
Bir söz duymak istiyoruz, karmaşaları giderecek.
Her zorluğa göğüs gerecek bir ipucu, bir dayanak noktası.
Üzerinde yürünülecek bir cümle, her türlü durumda cebimizden çıkarıp kullanacağımız bir reçete.
Ne zaman yolumuzdan çıksak, çıkartıp okuyacağımız bir tarif.

Birileri evrene sevgi mesajları yolluyor, birileri “carpe diem” diyor. Kimi “kimseye güvenmeyeceksin” diyor, diğeri “eyvallah etmeyeceksin” diyor. “Herşey fani ne de olsa” diyor bir diğeri. Tecrübeleri dinleyip, yaşam haritaları oluşturuyoruz kimi zaman. Bazen kendi yaşamımızı teraziye koyuyoruz, başkasının anılarında. Yaşam tarifinin peşindeyiz. Bir çay kaşığı ve  bir kibrit kutusu gibi net ve ölçülebilir bir tarifin.  Tüm filozofları tek bir kişi gibi düşündüğümüzde bile hala net bir tarifi  bulunamamışken, bir ömrü anlayabilmek için bir ömür yeter mi?

Adres tarifi gibi fotoğraf tarifi istiyoruz çoğu zaman.

-Buralarda fotoğraf çekilecek güzel yer neresi var?
-Bak şimdi tam yerine geldin. İlerideki caminin oradan sağa dön iki yüz metre ilerde eski yıkılmış bir kilise var. Orasını çekebilirsin. Daha da yukarda, “Şahin Tepesi” var. Çok güzel manzarası vardır orasının. Biz bazen eşimle haftasonu oraya gideriz. Bende fotoğrafa meraklıyım zaten. Nikon mu o?

Ya da;

-Ne çekmeliyim acaba?
-Bence sen insan çekmelisin. Çünkü insanlarla iletişimin, ikna kabiliyetin çok iyi. Altından girip üstünden çıkabiliyorsun.
-Galiba haklısın. Ben insan çekmeyi seviyorum. Evet evet, benim tarzım bu sanırım. İnsan çekeceğim.
-Kesinlikle..

İlle de;

-Üstadım yeni başlayanlara ne tavsiye edersiniz? Ne yapmalıyız?
-Bakın. Ben fotoğrafa Zenit’le başladım. Sizler şanslısınız. Bla bla…

Bazen felsefi;

-Bir şey soracağım. Neden fotoğraf çekiyorum? sorusunun cevabını bulamadım ben. Sence neden çekiyoruz ki?
-O neden biliyor musun? Yani neden çekiyoruz? Doluyorsun, doluyorsun anlatamıyorsun ya hani. Bir sürü bir şey demek istiyorsun da diyemiyorsun ya. İşte onu fotoğrafla  yansıtıyorsun..
-Hımm..

Bazen de sorgulayıcı;

-Fotoğraf nedir?
-Fotoğraf ışıktır abicim. Işığı gördün mü basacaksın. Işık çok önemli.
-Işık nedir peki?
-Işık; sabah ışığı işte. Fotoğraf o zaman iyi çıkıyor.

Nihayetinde tarif edenlerin derdi taraf toplamaktır. “Değer” haritasını kendi lehine yönlendirmektir. Her horoz kendi çöplüğünü övüyor, ötebilmek için. Herkes kendi güçlü olduğu yere yönlendirmek istiyor diğerini. Gelmeyenler suçlanıyor. Suçladıkça kendini mükemmelleştiriyor(!).  Yoluna girmeyenlerin başarısızlığı bekleniyor sonra ve dört gözle. “Ben demiştim” demeyi bekliyor, kendi vasat tarihini aklamak için.

Akıl veriyoruz,
Nasihat veriyoruz,
Tavsiyede bulunuyoruz,
Tarif ediyoruz.

Bunların hepsi doğru yolda yürüdüğümüzü kendimize inandırmak için olabilir mi?

Yazar Hakkında

Fotoğrafçılık, Fotoğraf Makineleri, Fotoğraf Ekipmanları Hakkında Bilgi ve Haberleri İçeren Fotoğraf Severlerin Buluşma Noktası.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.